Aile İçi Şiddet Nedir? Şiddet Türleri, Psikolojik Etkileri ve Destek Süreci
Aile içi şiddet, kişinin en güvende hissetmesi beklenen ilişkilerde tehdit, baskı, korkutma, aşağılama, kontrol etme veya zarar verme davranışlarına maruz kalmasıdır. Şiddet yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı değildir; kişinin özgürlüğünü, karar verme hakkını, sosyal ilişkilerini ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen her türlü davranış aile içi şiddet kapsamında değerlendirilebilir. Şiddet; eşler, eski eşler, partnerler, ebeveynler, çocuklar, kardeşler veya aynı evde yaşayan aile bireyleri arasında görülebilir. Dünya Sağlık Örgütü, kadına yönelik şiddeti önemli bir halk sağlığı ve insan hakları sorunu olarak tanımlamaktadır. Bununla birlikte aile içi şiddet, farklı yaş ve cinsiyet gruplarındaki bireyleri de etkileyebilir.
Unutulmaması gereken en önemli nokta şudur: Şiddetin sorumluluğu hiçbir zaman şiddete maruz kalan kişiye ait değildir.
Aile İçi Şiddet Türleri
Fiziksel Şiddet
Fiziksel şiddet; tokat atma, itme, yumruklama, boğaz sıkma, saç çekme, tekmeleme, yakma, kesici veya ateşli silahla tehdit etme gibi kişinin bedenine zarar veren davranışları kapsar. Şiddetin yalnızca bir kez yaşanmış olması bile ciddiye alınmalıdır. Özellikle ölüm tehdidi, boğaz sıkma, silah kullanımı veya çocukların şiddete tanık olması yüksek riskli durumlardır.
Psikolojik ve Duygusal Şiddet
Psikolojik şiddet çoğu zaman görünmeyebilir ancak etkileri oldukça ağır olabilir. Sürekli eleştirmek, aşağılamak, hakaret etmek, korkutmak, kıskançlığı kontrol aracı olarak kullanmak, kişinin ailesi ve arkadaşlarıyla görüşmesini engellemek veya değersiz hissettirmek psikolojik şiddet örnekleri arasındadır. Kişi zamanla kendine olan güvenini kaybedebilir ve yaşadığı durumu normalleştirmeye başlayabilir.
Cinsel Şiddet
Cinsel şiddet, kişinin rızası olmadan cinsel davranışa zorlanması veya cinselliğin baskı ve kontrol aracı olarak kullanılmasıdır. Evlilik veya romantik ilişki içinde olmak sürekli cinsel rıza anlamına gelmez. Kişinin istemediği bir cinsel davranışa zorlanması her durumda ciddiye alınmalıdır.
Ekonomik Şiddet
Ekonomik şiddet; kişinin çalışmasını engellemek, gelirine el koymak, temel ihtiyaçlarını karşılayacak maddi desteği vermemek veya ekonomik bağımsızlığını kısıtlamak şeklinde görülebilir. Bu durum, kişinin güvenli bir yaşam kurmasını ve şiddet ortamından uzaklaşmasını zorlaştırabilir.
Dijital Şiddet ve Israrlı Takip
Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte dijital şiddet de giderek daha sık görülmektedir. Telefonu sürekli kontrol etmek, sosyal medya hesaplarına erişmeye çalışmak, konum paylaşmaya zorlamak, tehdit mesajları göndermek veya özel görüntülerle şantaj yapmak dijital şiddete örnek gösterilebilir. Israrlı takip de kişinin güvenliğini tehdit eden önemli bir şiddet biçimidir ve ciddiyetle ele alınmalıdır.
Aile İçi Şiddetin Psikolojik Etkileri
Şiddet, kişinin yalnızca fiziksel sağlığını değil ruhsal sağlığını da derinden etkileyebilir.
Yaygın psikolojik etkiler arasında:
- Yoğun kaygı ve korku
- Travma sonrası stres belirtileri
- Depresif belirtiler
- Uyku problemleri
- Sürekli tetikte hissetme
- Özgüven kaybı
- Suçluluk ve utanç duyguları
- Sosyal izolasyon
- Karar vermekte güçlük
- Bedensel yakınmalar
- Kendine zarar verme düşünceleri
yer alabilir.
Bu belirtiler kişinin "zayıf" olduğunu göstermez. Uzun süre tehdit ve kontrol altında yaşamanın doğal psikolojik sonuçlarıdır.
Şiddet Döngüsü
Aile içi şiddet çoğu zaman tek bir olaydan ibaret değildir. Genellikle önce gerilim artar, ardından şiddet olayı yaşanır. Sonrasında özür dileme, pişmanlık gösterme, değişme sözü verme veya sevgi gösterileri görülebilir. Bu dönem mağdurun ilişkinin düzeleceğine dair umut geliştirmesine neden olabilir. Ancak profesyonel destek ve sorumluluk alınmadığında bu döngü tekrar edebilir.
Çocuklar Aile İçi Şiddetten Nasıl Etkilenir?
Çocukların şiddete doğrudan maruz kalması kadar şiddete tanık olmaları da ciddi psikolojik sonuçlar doğurabilir.
Çocuklarda görülebilecek etkiler şunlardır:
- Ayrılık kaygısı
- Kabuslar
- Uyku sorunları
- Alt ıslatma
- Dikkat güçlüğü
- Okul başarısında düşüş
- Öfke patlamaları
- İçe kapanma
- Kendini suçlama
- Sürekli tetikte olma
Çocuklar yaşananları her zaman sözel olarak ifade edemeseler de evdeki korku ve gerginliği hissederler. Bu nedenle çocukların güvenliği ve psikolojik ihtiyaçları mutlaka dikkate alınmalıdır.
Şiddete Maruz Kalan Kişiler Neden Yardım İstemekte Zorlanabilir?
Şiddete maruz kalan kişiler yaşadıklarını anlatmakta güçlük yaşayabilir.
- Bunun nedenleri arasında:
- Utanç ve suçluluk,
- Tehdit edilme,
- Ekonomik bağımlılık,
- Çocuklarını kaybetme korkusu,
- Aile ve çevre baskısı,
- Şiddetin zamanla normalleşmesi,
- Failin değişeceğine dair umut,
- Güvenli bir yere ulaşamama
gibi birçok etken bulunabilir.
Bu nedenle "Neden ayrılmıyorsun?" gibi yargılayıcı sorular yerine güven veren ve destekleyici bir yaklaşım benimsenmelidir.
Şiddet Durumunda Neler Yapılabilir?
Şiddet söz konusu olduğunda öncelik her zaman güvenliktir. Acil tehlike durumunda 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın kolluk kuvvetine başvurulmalıdır.
Türkiye'de destek alınabilecek başlıca kurumlar:
- 112 Acil Çağrı Merkezi
- ALO 183 Sosyal Destek Hattı
- ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri)
- KADES Mobil Uygulaması
- Cumhuriyet Savcılıkları
- Baroların adli yardım birimleri
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı destek hizmetleri
Şiddet riski bulunan durumlarda kişiye özel bir güvenlik planı oluşturulması da önemlidir.
Psikolojik Destek Süreci Nasıl Yardımcı Olur?
Psikolojik destek sürecinin amacı kişiyi yargılamak veya yaşadığı şiddet nedeniyle suçlamak değildir.
Destek sürecinde;
- Travmatik yaşantıların değerlendirilmesi,
- Güvenlik duygusunun yeniden güçlendirilmesi,
- Suçluluk ve utanç duygularının ele alınması,
- Benlik saygısının yeniden desteklenmesi,
- Duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesi,
- Çocukların yaşadığı etkilerin değerlendirilmesi,
- Gerekli durumlarda psikiyatri, hukuk ve sosyal hizmet kurumlarına yönlendirme
gibi alanlarda çalışmalar yürütülebilir.
Aktif şiddet veya güvenlik riski bulunan durumlarda psikolojik destek, resmi koruma mekanizmalarının yerine geçmez; öncelik her zaman kişinin güvenliğinin sağlanmasıdır.
ÇADEM Psikoloji'de Aile İçi Şiddete Yaklaşım
ÇADEM Psikoloji'de aile içi şiddet, yalnızca ilişki çatışması olarak değil; kişinin güvenlik duygusunu, ruh sağlığını, benlik algısını ve yaşam kalitesini etkileyen ciddi bir travmatik yaşantı olarak ele alınmaktadır. Psikolojik değerlendirme sürecinde bireyin yaşadığı travmatik etkiler, çocukların durumu, mevcut destek kaynakları ve güvenlik gereksinimleri bütüncül olarak değerlendirilir. Gerektiğinde psikiyatri, sosyal hizmet ve hukuki destek mekanizmalarına yönlendirme konusunda rehberlik sağlanır.
Sonuç
Aile içi şiddet; fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik veya dijital biçimlerde ortaya çıkabilen ciddi bir insan hakları ve halk sağlığı sorunudur. Şiddetin hiçbir türü normal veya kabul edilebilir değildir. Şiddete maruz kalan bireylerin yaşadıkları durum nedeniyle kendilerini suçlamamaları, güvenilir kişilerden destek almaları ve gerektiğinde resmi kurumlara başvurmaları büyük önem taşır. Erken psikolojik destek, güvenlik planlaması ve uygun sosyal destek mekanizmaları, iyileşme sürecinin önemli parçalarını oluşturur.
English
Deutsch