general.texts.skip_to_content
Çadem Psikoloji | İstanbul Psikolog | Pedagog | Bakırköy | Halkalı | Caddebostan | Nişantaşı

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Belirtileri ve Destek Süreci

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir? Belirtileri ve Destek Süreci

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, kısaca DEHB, çocukluk döneminde başlayan ve dikkat, hareketlilik, dürtü kontrolü ve planlama becerilerini etkileyebilen nörogelişimsel bir durumdur. DEHB yalnızca “çok hareketli olmak” ya da “ders dinlememek” anlamına gelmez. Çocuğun dikkatini sürdürme, yönergeleri takip etme, bekleme, organize olma, duygularını düzenleme ve davranışlarını kontrol etme becerilerini etkileyebilir.

DEHB belirtileri her çocukta aynı şekilde görülmez. Bazı çocuklarda hareketlilik ve dürtüsellik daha belirginken, bazı çocuklarda dikkat dağınıklığı, unutkanlık, dalgınlık ve organize olamama daha ön planda olabilir. Bu nedenle DEHB’yi yalnızca sınıfta yerinde duramayan çocuklar üzerinden düşünmek doğru değildir. Sessiz, hayal kuran, ödevlerini tamamlamakta zorlanan ya da sürekli eşyalarını unutan çocuklarda da dikkat alanında güçlükler görülebilir.


DEHB Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre beklenenden daha fazla dikkat, hareketlilik ve dürtüsellik güçlüğü yaşamasıyla tanımlanan bir durumdur. Bu güçlükler yalnızca evde ya da yalnızca okulda değil, birden fazla yaşam alanında çocuğun işlevselliğini etkileyebilir.

DEHB bir disiplin sorunu, tembellik, zekâ eksikliği ya da ebeveyn hatası değildir. Çocuğun dikkatini yönetme, davranışlarını düzenleme ve dürtülerini kontrol etme süreçleriyle ilişkili gelişimsel bir farklılıktır. Ancak çevresel düzenlemeler, doğru ebeveyn tutumları, okul desteği, psikolojik destek ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme ile çocukların günlük yaşamda daha sağlıklı baş etmeleri mümkündür.

DEHB çocukluk döneminde fark edilse de belirtiler ergenlik ve yetişkinlik döneminde de devam edebilir. Yaş ilerledikçe belirtilerin görünümü değişebilir. Küçük çocuklarda hareketlilik daha dikkat çekiciyken, ergenlerde organize olamama, erteleme, unutkanlık, duygusal dalgalanmalar ve akademik sorumluluklarda zorlanma daha belirgin hale gelebilir.


DEHB Belirtileri Nelerdir?

DEHB belirtileri genel olarak üç ana alanda görülür: dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik. Her çocukta bu alanların hepsi aynı yoğunlukta görülmeyebilir. Bazı çocuklarda dikkat eksikliği baskın olabilir, bazı çocuklarda hiperaktivite ve dürtüsellik daha ön planda olabilir, bazı çocuklarda ise her iki alan birlikte görülebilir.

1. Dikkat Eksikliği Belirtileri

Dikkat eksikliği, çocuğun dikkatini sürdürmekte, ayrıntılara odaklanmakta, yönergeleri takip etmekte ve görevlerini tamamlamakta zorlanmasıyla kendini gösterebilir.

Dikkat eksikliği olan çocuklarda şu belirtiler görülebilir:

  • Ders sırasında kolayca dalma,
  • Ödevleri tamamlamakta zorlanma,
  • Sık sık eşya kaybetme,
  • Yönergeleri unutma,
  • Başladığı işi bitirmekte zorlanma,
  • Detay hataları yapma,
  • Uzun süre dikkat gerektiren işlerden kaçınma,
  • Konuşulanları dinlemiyor gibi görünme,
  • Günlük görevleri organize etmekte zorlanma,
  • Unutkanlık.

Bu belirtiler bazen “isteksizlik” ya da “sorumsuzluk” gibi yorumlanabilir. Oysa çocuk gerçekten çaba gösterse bile dikkatini sürdürmekte ve bilgiyi organize etmekte zorlanıyor olabilir.

2. Hiperaktivite Belirtileri

Hiperaktivite, çocuğun yaşına ve bulunduğu ortama göre beklenenden daha hareketli olmasıyla kendini gösterebilir. Çocuk yerinde durmakta, sakin kalmakta veya sessizce bir etkinliği sürdürmekte zorlanabilir.

Hiperaktivite belirtileri şunlar olabilir:

  • Sürekli hareket halinde olma,
  • Yerinde oturmakta zorlanma,
  • Sınıfta ya da evde sık sık kalkma,
  • Ellerini, ayaklarını oynatma veya kıpırdanma,
  • Sessiz oyun oynamakta zorlanma,
  • Çok konuşma,
  • Sürekli bir şeylerle uğraşma ihtiyacı,
  • Dinleniyor gibi görünse bile bedensel hareketliliğin devam etmesi.

Küçük yaşlarda hiperaktivite daha görünür olabilir. Ancak ergenlik döneminde bedensel hareketlilik azalabilir ve yerini içsel huzursuzluk, sabırsızlık veya sürekli meşgul olma ihtiyacına bırakabilir.

3. Dürtüsellik Belirtileri

Dürtüsellik, çocuğun düşünmeden hareket etmesi, beklemekte zorlanması ve davranışlarını durdurmakta güçlük yaşamasıyla ilişkilidir.

Dürtüsellik belirtileri şunlar olabilir:

  • Söz kesme,
  • Sırasını beklemekte zorlanma,
  • Sorular tamamlanmadan cevap verme,
  • Düşünmeden hareket etme,
  • Arkadaşlarının oyununa müdahale etme,
  • Tehlikeyi yeterince değerlendirmeden davranma,
  • Ani öfke tepkileri gösterme,
  • Kuralları bildiği halde o anda uygulamakta zorlanma.

Dürtüsel çocuklar çoğu zaman yaptıklarının sonucunu sonradan fark ederler. Bu nedenle sürekli cezalandırılmak yerine, davranışı durdurma, bekleme, alternatif tepki geliştirme ve duygu düzenleme becerilerinin desteklenmesi önemlidir.


DEHB Okul Yaşamını Nasıl Etkileyebilir?

DEHB okul yaşamında farklı şekillerde fark edilebilir. Çocuk derste dikkatini sürdüremeyebilir, yönergeleri kaçırabilir, ödevlerini unutabilir, sınavlarda bildiği halde hata yapabilir veya süreyi yetiştirmekte zorlanabilir. Bazı çocuklar sınıfta çok konuştuğu ya da yerinde duramadığı için öğretmen tarafından sık uyarılabilir.

Dikkat eksikliği olan çocuklar bazen potansiyellerini tam olarak gösteremezler. Aile ve öğretmen “aslında biliyor ama yapmıyor” diye düşünebilir. Oysa çocuk bilgiyi biliyor olsa bile dikkatini organize etmekte, planlama yapmakta veya performansını sürdürülebilir biçimde ortaya koymakta zorlanabilir.

Bu nedenle okul sürecinde yalnızca akademik başarıya değil; çocuğun dikkat süresine, görev tamamlama becerisine, sınıf içi davranışlarına, arkadaş ilişkilerine ve duygusal durumuna da bakmak gerekir.


DEHB Sosyal İlişkileri Nasıl Etkileyebilir?

DEHB yalnızca ders başarısını değil, sosyal ilişkileri de etkileyebilir. Dürtüsellik ve hareketlilik nedeniyle çocuk arkadaşlarının sözünü kesebilir, oyunda sırasını beklemekte zorlanabilir, kuralları çabuk bozabilir ya da ani tepkiler verebilir. Bu durum arkadaş ilişkilerinde çatışmalara yol açabilir.

Bazı çocuklar ise dikkatsizlik nedeniyle sosyal ipuçlarını kaçırabilir. Arkadaşının ne hissettiğini fark etmekte, oyunun akışını takip etmekte veya konuşmayı sürdürebilmekte zorlanabilir. Tekrarlayan sosyal zorluklar çocuğun özgüvenini etkileyebilir.

Bu nedenle DEHB olan çocukların yalnızca akademik değil, sosyal-duygusal beceriler açısından da desteklenmesi önemlidir.


DEHB Tanısı Nasıl Konur?

DEHB tanısı yalnızca bir test sonucuna ya da kısa bir gözleme dayanarak konulmaz. Değerlendirme sürecinde çocuğun gelişim öyküsü, aileden alınan bilgiler, okul gözlemleri, öğretmen geri bildirimleri, klinik görüşme, davranış değerlendirme ölçekleri ve gerekli durumlarda ek testler birlikte ele alınır.

DEHB belirtilerinin çocuğun yaşına göre beklenenden yoğun olması, uzun süredir devam etmesi ve birden fazla yaşam alanında işlevselliği etkilemesi önemlidir. Ayrıca dikkat güçlüğüne neden olabilecek uyku sorunları, kaygı, depresif belirtiler, öğrenme güçlüğü, travmatik yaşantılar, aile içi stres, duyusal hassasiyetler veya tıbbi durumlar da değerlendirilmelidir.

Bu nedenle DEHB değerlendirmesi çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Psikolojik değerlendirme süreci, gerekli durumlarda çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesiyle birlikte yürütülebilir.


DEHB ile Karışabilecek Durumlar

Her dikkat dağınıklığı DEHB anlamına gelmez. Çocukların dikkatini etkileyen birçok farklı neden olabilir. Uyku düzensizliği, yoğun ekran kullanımı, kaygı, depresif belirtiler, öğrenme güçlüğü, aile içi çatışmalar, yas, travma, okul uyum sorunları veya yüksek stres dikkat ve davranış alanlarında zorlanmaya yol açabilir.

Örneğin kaygılı bir çocuk derste dikkatini veremeyebilir çünkü zihni endişelerle meşguldür. Öğrenme güçlüğü yaşayan bir çocuk ödevden kaçınabilir çünkü akademik görevler ona çok zor gelmektedir. Uyku sorunu yaşayan bir çocuk dikkatini sürdüremeyebilir çünkü bedensel olarak yorgundur.

Bu nedenle doğru değerlendirme çok önemlidir. Amaç çocuğu hızlıca etiketlemek değil, zorlanmanın kaynağını anlamak ve uygun destek planını oluşturmaktır.


Aileler DEHB Olan Çocuğa Nasıl Destek Olabilir?

DEHB olan çocuklar çoğu zaman ne yapmaları gerektiğini bilir ama o anda davranışlarını düzenlemekte zorlanabilirler. Bu nedenle yalnızca uyarı, ceza veya nasihat çoğu zaman yeterli olmaz. Çocuğun daha yapılandırılmış, öngörülebilir ve destekleyici bir çevreye ihtiyacı vardır.

  • Aileler için bazı destekleyici yaklaşımlar şunlardır:
  • Kısa ve net yönergeler vermek,
  • Aynı anda çok fazla görev yüklememek,
  • Günlük rutinleri görsel ve somut hale getirmek,
  • Ödevleri küçük parçalara bölmek,
  • Olumlu davranışları fark edip pekiştirmek,
  • Kuralları önceden açıklamak,
  • Sınırları sakin ve tutarlı biçimde korumak,
  • Çocuğun hareket ihtiyacına uygun alanlar açmak,
  • Uyku ve ekran düzenine dikkat etmek,
  • Öğretmenle düzenli iletişim kurmak,
  • Çocuğu sürekli eleştirmek yerine çabasını desteklemek.

DEHB olan çocuklar sık uyarıldıklarında “ben zaten yapamıyorum” duygusuna kapılabilirler. Bu nedenle çocuğun güçlü yönlerini görmek, başarı deneyimlerini artırmak ve özgüvenini desteklemek çok önemlidir.


DEHB’de Psikolojik Destek Süreci

DEHB’de psikolojik destek süreci çocuğun yaşına, belirtilerine, okul ve aile yaşamındaki zorlanmalara göre planlanır. Destek sürecinde dikkat, planlama, duygu düzenleme, dürtü kontrolü, sosyal beceriler ve problem çözme alanlarında çalışmalar yapılabilir.

Çocukla yapılan çalışmalarda yaşına uygun teknikler, oyun, davranış düzenleme çalışmaları, duygu farkındalığı ve beceri geliştirme yöntemleri kullanılabilir. Ergenlerde ise zaman yönetimi, akademik planlama, erteleme davranışı, motivasyon, özgüven ve ilişkiler üzerine çalışılabilir.

Ebeveyn danışmanlığı bu sürecin önemli bir parçasıdır. Çünkü çocuğun evdeki rutinleri, ebeveyn tutumları, sınır koyma biçimi ve okul ile iş birliği sürecin gidişatını doğrudan etkiler. Gerekli durumlarda psikolojik destek sürecine çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi de eşlik edebilir.


DEHB’de Okul İş Birliği Neden Önemlidir?

DEHB belirtileri okul ortamında belirginleşebildiği için öğretmen ve okul iş birliği oldukça önemlidir. Çocuğun sınıf içindeki dikkat süresi, görev tamamlama becerisi, arkadaş ilişkileri ve akademik performansı öğretmen gözlemleriyle daha iyi anlaşılabilir.

Okulda çocuğa uygun düzenlemeler yapılabilir. Örneğin yönergelerin kısa ve net verilmesi, çocuğun dikkatini toparlamasına yardımcı olacak oturma düzeni, görevlerin parçalara bölünmesi, olumlu davranışların pekiştirilmesi ve çocuğun başarabileceği hedeflerle desteklenmesi faydalı olabilir.

Aile, okul ve uzman iş birliği çocuğun yalnızca evde ya da terapi ortamında değil, günlük yaşamının önemli bir parçası olan okulda da desteklenmesini sağlar.


Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

Çocuğun dikkat, hareketlilik veya dürtüsellik alanındaki zorlanmaları günlük yaşamını, okul başarısını, aile ilişkilerini veya sosyal ilişkilerini belirgin biçimde etkiliyorsa uzman değerlendirmesi almak önemlidir.

Aşağıdaki durumlarda destek alınması önerilir:

Çocuk dikkatini sürdürmekte sürekli zorlanıyorsa,

Ödevlerini ve sorumluluklarını tamamlamakta güçlük yaşıyorsa,

Sık sık eşya kaybediyor veya unutkanlık yaşıyorsa,

Sınıfta yerinde duramama, çok konuşma veya sık uyarılma varsa,

Dürtüsel davranışları nedeniyle arkadaş ilişkileri bozuluyorsa,

Akademik performansı potansiyelinin altında görünüyorsa,

Aile içinde sürekli çatışma yaşanıyorsa,

Çocuk sık eleştirildiği için özgüven kaybı yaşıyorsa,

Dikkat sorunlarına kaygı, uyku problemi, öğrenme güçlüğü veya duygusal zorlanmalar eşlik ediyorsa.

Erken değerlendirme ve uygun destek, çocuğun hem akademik hem sosyal hem de duygusal gelişimini olumlu yönde etkileyebilir.


ÇADEM Psikoloji’de DEHB’ye Yaklaşım

ÇADEM Psikoloji’de DEHB değerlendirmesi ve destek süreci, çocuğun yalnızca belirtilerine değil; gelişim öyküsüne, okul yaşamına, aile ilişkilerine, duygusal ihtiyaçlarına ve güçlü yönlerine birlikte bakılarak planlanır.

Değerlendirme sürecinde aile görüşmesi, çocukla klinik gözlem, okuldan alınan bilgiler ve gerekli durumlarda dikkat, bilişsel beceriler veya öğrenme süreçlerine yönelik ek değerlendirmeler kullanılabilir. Amaç çocuğu etiketlemek değil, dikkat ve davranış alanındaki zorlanmaları doğru anlamak ve ihtiyaçlarına uygun bir destek planı oluşturmaktır.

Destek sürecinde çocukla bireysel çalışmalar, ebeveyn danışmanlığı, okul iş birliği ve gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatrisi yönlendirmesi birlikte ele alınabilir. Böylece çocuğun dikkat, duygu düzenleme, dürtü kontrolü, planlama, özgüven ve sosyal ilişkiler alanlarında daha sağlıklı beceriler geliştirmesi desteklenir.

DEHB doğru anlaşıldığında ve uygun destek sağlandığında çocukların güçlü yönleri daha görünür hale gelir. Amaç çocuğu değiştirmek değil; onun ihtiyaçlarını anlamak, zorlandığı alanlarda desteklemek ve potansiyelini daha sağlıklı şekilde ortaya koymasına yardımcı olmaktır.

Gerçek psikolojik güvenlik,
kurumun içinde yaşar.

ÇADEM hekimliği, Kurumsal Psikoloji Danışmanlığı modeli,kurumun hem çalışanının kapasitesini, sağlığını ve verimli çalışma gücüne erişimin yetkinliğini,içinden dışına sağlık güvenlikli bir ekosistemi ve destek sistemleri sunar.