general.texts.skip_to_content
Çadem Psikoloji | İstanbul Psikolog | Pedagog | Bakırköy | Halkalı | Caddebostan | Nişantaşı

Psikolojik Esneklik Nedir? Zor Zamanlarda Uyum Sağlama ve Güçlenme Becerisi

Psikolojik Esneklik Nedir? Zor Zamanlarda Uyum Sağlama ve Güçlenme Becerisi

Psikolojik Esneklik Nedir? Zor Zamanlarda Uyum Sağlama ve Güçlenme Becerisi


Hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemez. Zaman zaman kayıplar, belirsizlikler, hayal kırıklıkları, ilişki sorunları, iş stresi, sağlık problemleri veya beklenmedik krizlerle karşılaşabiliriz. Bu tür dönemlerde bazı insanlar yaşadıkları zorluklara rağmen yeniden toparlanabilirken, bazıları aynı döngülerin içinde sıkışmış hissedebilir. Bu farkı etkileyen önemli kavramlardan biri psikolojik esnekliktir.


Psikolojik esneklik; kişinin zorlayıcı duygu ve düşüncelerle savaşmadan, onları yok saymadan, içinde bulunduğu ana temas ederek ve değerleri doğrultusunda hareket edebilme kapasitesi olarak tanımlanabilir. Güncel psikoloji literatüründe psikolojik esneklik; kabul, anda kalma, düşüncelerle mesafe kurma, değerleri fark etme ve değer odaklı davranış geliştirme gibi süreçlerle ilişkilendirilir.


Bu beceri, kişinin hiç üzülmemesi, kaygılanmaması ya da her koşulda güçlü görünmesi anlamına gelmez. Aksine psikolojik esneklik, insanın zor duygular yaşarken bile kendisiyle temasını kaybetmeden yaşamına yön verebilmesidir.


Psikolojik Esneklik Ne Değildir?


Psikolojik esneklik bazen “güçlü olmak”, “hiç etkilenmemek” ya da “olumsuz duyguları hemen aşmak” gibi anlaşılabilir. Oysa bu doğru değildir. Esnek olmak, kırılmamak için duyguları bastırmak değil; zorlayıcı duygularla birlikte hareket edebilmektir.


Psikolojik esneklik şu anlama gelmez:


Hiç üzülmemek,


Her şeye olumlu bakmak,


Sorunları yok saymak,


Duyguları bastırmak,


Hemen toparlanmak zorunda olmak,


Kendini sürekli güçlü göstermek,


Acıyı küçümsemek.


Psikolojik esneklik daha çok şunu ifade eder: “Şu an zorlanıyorum, ama bu duyguların içinde tamamen kaybolmadan benim için önemli olana doğru küçük bir adım atabilirim.”


Zor Duygulara Alan Açabilmek


Zor zamanlarda birçok kişi kaygı, korku, öfke, üzüntü, suçluluk veya çaresizlik gibi duygulardan hızla kurtulmak ister. Ancak duygularla sürekli savaşmak çoğu zaman onları daha da büyütebilir. Psikolojik esneklik, duyguları bastırmak yerine fark etmeyi ve onlara alan açmayı içerir.


“Korkuyorum”, “Kırıldım”, “Yetersiz hissediyorum”, “Bu durum beni zorluyor” diyebilmek, duygunun kişiyi yönetmesi anlamına gelmez. Tam tersine, duygu fark edildiğinde kişi onunla daha sağlıklı bir ilişki kurabilir.


Duyguyu kabul etmek, yaşanan durumu onaylamak değildir. Örneğin haksızlığa uğrayan birinin öfkesini fark etmesi, haksızlığı kabul ettiği anlamına gelmez. Sadece kendi iç dünyasında ne olduğunu daha net görmesini sağlar.


Düşüncelerle Mesafe Kurmak


Zihnimiz zor zamanlarda çok ikna edici düşünceler üretebilir:


“Bu asla geçmeyecek.”


“Ben başaramam.”


“Her şey kötüye gidiyor.”


“Yetersizim.”


“Kimse beni anlamıyor.”


Psikolojik esneklik, bu düşünceleri tamamen susturmak değil; onların birer düşünce olduğunu fark edebilmektir. Cleveland Clinic, Kabul ve Kararlılık Yaklaşımı’nda kişinin olumsuz düşünce ve inançlardan mesafe kurmayı öğrenmesinin, psikolojik esneklik modelinin önemli bir parçası olduğunu belirtir.


Bir düşüncenin zihinden geçmesi, onun kesin gerçek olduğu anlamına gelmez. “Başarısızım” düşüncesi geldiğinde kişi buna tamamen kapılmak yerine, “Şu an zihnim bana başarısız olduğumu söylüyor” diyebildiğinde düşünceyle arasına mesafe koymaya başlar.


Bu küçük fark, kişinin düşüncenin içinde kaybolmasını azaltabilir.


Anda Kalabilmek


Zorlayıcı dönemlerde zihin sıklıkla geçmişe ya da geleceğe gider. Geçmişte yaşananlar tekrar tekrar düşünülür; gelecekle ilgili olumsuz senaryolar zihni meşgul eder. Bu da kişinin şu anda yapabileceği adımları görmesini zorlaştırabilir.


Psikolojik esneklik, dikkati tekrar tekrar bugüne getirebilme becerisiyle ilişkilidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün stresle baş etme rehberinde de zor zamanlarda kişinin bulunduğu ana dönmesi, zor düşüncelerden ayrışması, duygulara alan açması, değerleri doğrultusunda davranması ve kendine şefkat göstermesi gibi beceriler vurgulanır.


Anda kalmak, geçmişi yok saymak ya da geleceği düşünmemek değildir. Anda kalmak, “Şu an elimden gelen küçük adım ne?” sorusuna dönebilmektir.


Değerler Doğrultusunda Hareket Etmek


Psikolojik esnekliğin en önemli parçalarından biri değerlerdir. Değerler, kişinin hayatında neyin anlamlı ve önemli olduğunu gösteren içsel pusula gibidir. Aile, sevgi, dürüstlük, üretkenlik, şefkat, öğrenme, sağlık, özgürlük veya sorumluluk kişinin değerleri arasında olabilir.


Zor zamanlarda duygular çok yoğun olduğunda kişi yalnızca kaygıdan kaçmaya çalışabilir. Ancak psikolojik esneklik, zor duygular varken bile değerler doğrultusunda küçük adımlar atabilmeyi içerir.


Örneğin kaygılı bir kişi sosyal ortama girmekten kaçınmak isteyebilir. Ama onun için ilişki kurmak önemli bir değerse, kaygısı tamamen geçmeden de küçük bir sosyal adım atabilir. Bu, duyguyu yok etmek değil; duyguya rağmen değerli olana yaklaşmaktır.


Kendine Şefkat Göstermek


Zor zamanlarda birçok insan kendisine en sert davranan kişi haline gelir. “Neden böyle hissediyorum?”, “Daha güçlü olmalıydım”, “Bunu da beceremedim” gibi iç konuşmalar kişinin yükünü artırabilir.


Psikolojik esneklik, kişinin kendisine düşman gibi değil, destekleyici bir dost gibi yaklaşabilmesini de içerir. Kendine şefkat göstermek, sorumluluktan kaçmak değildir. Aksine, zorlandığını fark edip kendini aşağılamadan yeniden adım atabilmektir.


“Şu an zorlanıyorum ve bu insani” diyebilmek, psikolojik toparlanmanın önemli bir parçası olabilir.


Psikolojik Esneklik Günlük Yaşamda Nasıl Geliştirilebilir?


Psikolojik esneklik doğuştan gelen sabit bir özellik değildir; farkındalık ve düzenli pratikle gelişebilir. Küçük ama sürdürülebilir adımlar bu beceriyi güçlendirebilir.


Günlük yaşamda destekleyici olabilecek bazı adımlar şunlardır:


Duyguları bastırmak yerine isimlendirmek,


Zor düşünceleri gerçeklik gibi değil, zihinsel içerik olarak fark etmek,


Günde birkaç dakika nefese ve bedene odaklanmak,


“Kendim için önemli olan ne?” sorusunu sormak,


Zor bir anda küçük ve uygulanabilir bir adım belirlemek,


Kendine eleştirel değil, şefkatli bir dille yaklaşmak,


Kontrol edilemeyen alanlarla kontrol edilebilir alanları ayırt etmek,


Destek istemeyi zayıflık olarak görmemek.


Bu adımlar bir anda tüm sorunları çözmez; ancak kişinin zorluklar karşısında daha dengeli kalmasına yardımcı olabilir.


Psikolojik Esneklik ve Psikolojik Destek


Bazı dönemlerde kişi yaşadığı zorlukları tek başına yönetmekte zorlanabilir. Sürekli kaygı, tükenmişlik, yoğun stres, ilişki sorunları, travmatik yaşantılar, karar vermekte güçlük, kendini suçlama veya tekrar eden düşünce döngüleri psikolojik esnekliği azaltabilir.


Bu noktada psikolojik destek süreci; kişinin duygu ve düşüncelerini daha iyi anlamasına, katılaşmış baş etme biçimlerini fark etmesine, değerlerini yeniden keşfetmesine ve yaşamında daha işlevsel adımlar atmasına yardımcı olabilir.


Destek sürecinde amaç kişiye “olumlu düşün” demek değildir. Amaç, kişinin zor duygularla daha sağlıklı bir ilişki kurmasına, düşüncelerinin içinde kaybolmadan kendisi için anlamlı olana yaklaşmasına ve yaşamın değişkenliği içinde daha esnek hareket edebilmesine destek olmaktır.


ÇADEM Psikoloji’de Psikolojik Esnekliğe Yaklaşım


ÇADEM Psikoloji’de psikolojik esneklik; kişinin stresle baş etme biçimleri, duygu düzenleme becerileri, düşünce kalıpları, ilişkileri, değerleri, yaşam hedefleri ve zorlayıcı deneyimleriyle birlikte değerlendirilir.


Danışmanlık sürecinde amaç kişinin yaşadığı zorlukları küçümsemek ya da “güçlü ol” demek değildir. Amaç; kişinin duygularını fark etmesine, düşünceleriyle daha sağlıklı mesafe kurmasına, kendine daha şefkatli yaklaşmasına ve kendi değerleri doğrultusunda daha işlevsel adımlar atabilmesine destek olmaktır.


Psikolojik esneklik, hayatın dalgalarını tamamen durdurmaz. Ancak kişi dalgalar geldiğinde savrulmadan, gerektiğinde yön değiştirerek ve kendisi için önemli olanı hatırlayarak yoluna devam etmeyi öğrenebilir.


Gerçek psikolojik güvenlik,
kurumun içinde yaşar.

ÇADEM hekimliği, Kurumsal Psikoloji Danışmanlığı modeli,kurumun hem çalışanının kapasitesini, sağlığını ve verimli çalışma gücüne erişimin yetkinliğini,içinden dışına sağlık güvenlikli bir ekosistemi ve destek sistemleri sunar.