general.texts.skip_to_content
Çadem Psikoloji | İstanbul Psikolog | Pedagog | Bakırköy | Halkalı | Caddebostan | Nişantaşı

Çocukluk Çağı Depresyonu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Psikolojik Destek Süreci

Çocukluk Çağı Depresyonu Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Psikolojik Destek Süreci


Depresyon çoğu zaman yetişkinlerle ilişkilendirilen bir ruhsal zorlanma olarak düşünülür. Oysa çocuklar da depresif belirtiler yaşayabilir. Ancak çocukluk çağı depresyonu, yetişkinlerdeki gibi her zaman açık bir mutsuzluk ya da “depresyondayım” ifadesiyle görünmez. Çocuklar yaşadıkları duyguları söze dökmekte zorlanabilir; bu nedenle depresyon bazen öfke, huzursuzluk, ağlama, içe kapanma, okul başarısında düşüş, bedensel yakınmalar veya oyunlara ilgide azalma şeklinde ortaya çıkabilir.


NHS, çocuklarda depresyon belirtilerinin yalnızca duygusal değil; okul sorunları, davranış değişiklikleri, baş ağrısı ve karın ağrısı gibi bedensel belirtilerle de görülebileceğini belirtmektedir. NIMH de çocuklarda ve ergenlerde ruh sağlığı belirtileri haftalar veya aylar boyunca devam ediyor, ev, okul ya da arkadaş ilişkilerini etkiliyorsa bir sağlık uzmanıyla görüşülmesini önermektedir.


Bu nedenle çocukluk çağı depresyonunu değerlendirirken yalnızca “Çocuğum üzgün mü?” sorusuna değil; çocuğun davranışlarında, ilişkilerinde, enerjisinde, oyunlarında, uyku ve iştah düzeninde, okul yaşamında ve kendisiyle ilgili düşüncelerinde değişim olup olmadığına bakmak gerekir.


Çocukluk Çağı Depresyonu Nedir?


Çocukluk çağı depresyonu, çocuğun duygu durumunda, düşüncelerinde, davranışlarında ve günlük işlevselliğinde belirgin değişimlere yol açabilen bir ruhsal zorlanmadır. Çocuk kendini üzgün, boşlukta, değersiz, yorgun veya isteksiz hissedebilir. Ancak bu duyguları açıkça ifade edemediği için depresif süreç çoğu zaman davranışlar üzerinden fark edilir.


Bazı çocuklar daha sessiz ve içe kapanık hale gelir. Bazıları ise daha öfkeli, alıngan, huzursuz veya karşı gelici davranabilir. Bu nedenle çocuklarda depresyon bazen “huysuzluk”, “inatçılık”, “tembellik” ya da “şımarıklık” olarak yanlış yorumlanabilir.


NIMH, depresyonda çocuk ve ergenlerin bazen üzgün görünmek yerine huzursuz, sinirli veya alıngan olabileceğini belirtmektedir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuğun davranışındaki değişimi yalnızca disiplin problemi olarak değil, duygusal bir yardım çağrısı olarak da değerlendirmesi önemlidir.


Çocuklarda Depresyon Belirtileri Nelerdir?


Çocukluk çağı depresyonu her çocukta aynı şekilde görülmez. Belirtiler çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, mizacına, aile yapısına, okul yaşantısına ve yaşadığı stres faktörlerine göre değişebilir.


Çocuklarda depresyon belirtileri şu şekilde görülebilir:


Sık sık üzgün, mutsuz veya ağlamaklı görünme,


Kolay sinirlenme, öfke patlamaları,


Huzursuzluk ve alınganlık,


Oyunlara ve sevdiği etkinliklere ilgide azalma,


Arkadaşlardan uzaklaşma,


Anne-babaya daha fazla yapışma veya tam tersi uzaklaşma,


Okula gitmek istememe,


Ders başarısında düşüş,


Dikkat ve odaklanma güçlüğü,


Uykuya dalmakta zorlanma veya çok uyuma,


İştahta artma veya azalma,


Yorgunluk ve halsizlik,


Karın ağrısı, baş ağrısı gibi bedensel yakınmalar,


Kendini değersiz, sevilmeyen veya başarısız hissetme,


Suçluluk duyguları,


Ölüm, kaybolma veya yok olma temalarıyla ilgili konuşmalar.


AACAP, çocuk ve ergenlerde depresyonun üzüntü, sinirlilik, sıkılma, okul performansında düşüş, sosyal geri çekilme, uyku ve iştah değişiklikleri gibi belirtilerle görülebileceğini belirtmektedir.


Çocuklarda Depresyon Her Zaman Üzgünlük Olarak Görülmez


Çocuklarda depresyonu fark etmeyi zorlaştıran en önemli noktalardan biri, belirtilerin yetişkinlerden farklı görünebilmesidir. Bir çocuk “Ben çok üzgünüm” demeyebilir. Bunun yerine daha çabuk öfkelenebilir, kardeşiyle daha fazla kavga edebilir, okulda dikkati dağılabilir veya eskiden sevdiği oyunlara ilgi göstermeyebilir.


Bazı çocuklarda depresyon şu şekilde maskelenebilir:


“Her şeye sinirleniyor.”


“Hiçbir şey yapmak istemiyor.”


“Okula gitmek istemiyor.”


“Sürekli karnı ağrıyor.”


“Arkadaşlarıyla görüşmek istemiyor.”


“Çok alıngan oldu.”


“Eskisi gibi oynamıyor.”


“Derslere ilgisi düştü.”


“Çok uyuyor ya da uyuyamıyor.”


Bu belirtiler tek başına depresyon tanısı anlamına gelmez. Ancak uzun süredir devam ediyorsa, çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa ve çocuğun eski halinden belirgin bir farklılık varsa uzman değerlendirmesi önemlidir.


Çocukluk Çağı Depresyonu Neden Ortaya Çıkar?


Çocukluk çağı depresyonunun tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, mizaç özellikleri, aile ilişkileri, okul yaşamı, stresli yaşam olayları, kayıplar, travmatik deneyimler, akran ilişkileri, kronik hastalıklar ve çevresel faktörler birlikte etkili olabilir.


Çocukluk çağı depresyonuna katkıda bulunabilecek bazı etkenler şunlardır:


Ailede depresyon veya ruhsal zorlanma öyküsü,


Anne-baba ayrılığı veya aile içi çatışmalar,


Kayıp ve yas süreçleri,


Akran zorbalığı,


Okulda akademik zorlanma,


Öğrenme güçlüğü veya dikkat sorunları,


Travmatik yaşantılar,


İhmal veya istismar,


Kronik hastalıklar,


Yoğun eleştiri veya baskı,


Sosyal izolasyon,


Düşük benlik algısı,


Yoğun kaygı,


Ebeveynle güvenli bağ kurmada zorlanma.


NICE, çocuk ve gençlerde depresyon değerlendirilirken aile, okul, sosyal çevre, gelişimsel özellikler ve olası istismar/ihmal gibi katkı sağlayabilecek faktörlerin dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir.


Okul Yaşamı ve Depresyon


Çocuklarda depresyon okul yaşamına belirgin şekilde yansıyabilir. Çocuk derslere odaklanmakta zorlanabilir, ödevlerini yapmak istemeyebilir, öğretmenle iletişimi azalabilir veya arkadaşlarından uzaklaşabilir. Bazı çocuklarda akademik başarı düşerken, bazı çocuklar hâlâ başarılı görünse bile iç dünyalarında yoğun bir mutsuzluk ve baskı yaşayabilir.


Okulda görülebilecek işaretler şunlardır:


Ders başarısında düşüş,


Dikkat dağınıklığı,


Ödev yapmaktan kaçınma,


Okula gitmek istememe,


Sınıfta içe kapanma,


Arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma,


Öğretmenle iletişimde azalma,


Sık sık revir veya sağlık şikâyetiyle başvurma,


Akran zorbalığına maruz kalma veya zorbalık gösterme.


Bu nedenle çocukluk çağı depresyonunda okul ve aile iş birliği önemlidir. Çocuğun yalnızca evdeki davranışları değil, okul ortamındaki işlevselliği de değerlendirilmelidir.


Depresyon ve Bedensel Yakınmalar


Çocuklar duygusal sıkıntılarını her zaman kelimelerle ifade edemez. Bu nedenle depresyon bazen karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, yorgunluk, iştah değişiklikleri veya uyku sorunlarıyla kendini gösterebilir.


Ebeveynler bu belirtileri “bahane” olarak görmemelidir. Çocuğun bedensel yakınması gerçek olabilir; ancak altında duygusal bir zorlanma da bulunabilir. Özellikle tıbbi değerlendirmelerde belirgin bir neden bulunamıyor ve belirtiler stresli dönemlerde artıyorsa psikolojik değerlendirme faydalı olabilir.


NHS, çocuklarda depresyonun fiziksel belirtilerle de görülebileceğini; baş ağrısı ve karın ağrısı gibi yakınmaların depresyonla ilişkili olabileceğini belirtmektedir.


Çocuklarda Depresyon ve Öfke


Depresyon her zaman sessizlik ve ağlama ile görünmez. Bazı çocuklarda depresif süreç öfke, tahammülsüzlük ve patlayıcı tepkilerle ortaya çıkabilir. Çocuk küçük engellenmelerde yoğun tepki verebilir, kurallara karşı daha fazla direnebilir veya aile içinde sürekli çatışmaya girebilir.


Bu durumda ebeveynlerin yalnızca davranışı durdurmaya çalışması yeterli olmayabilir. Çocuğun öfkesinin altında hangi duyguların olduğu anlaşılmalıdır. Öfkenin altında üzüntü, yalnızlık, yetersizlik, korku, değersizlik veya anlaşılmama hissi olabilir.


Çocuk “Ben üzgünüm” diyemediğinde, bazen bunu “Beni rahat bırak”, “Okula gitmeyeceğim”, “Hiçbir şey yapmak istemiyorum” ya da “Herkesten nefret ediyorum” şeklinde ifade edebilir.


Ergenlikte Depresyon Nasıl Görülür?


Ergenlik döneminde depresyon; içe kapanma, yoğun alınganlık, değersizlik düşünceleri, sosyal ilişkilerden uzaklaşma, ders başarısında düşüş, uyku düzeninde bozulma, riskli davranışlar veya kendine zarar verme düşünceleriyle görülebilir.


Ergenler çoğu zaman duygularını aileleriyle paylaşmakta zorlanabilir. “İyiyim”, “Bir şey yok”, “Beni anlamıyorsunuz” gibi ifadeler kullanabilirler. Bu nedenle ebeveynlerin yalnızca söylenenlere değil, davranışlardaki değişime de dikkat etmesi önemlidir.


NIMH, ergenlerde depresyonun yalnızca geçici ruh hali değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini; depresyonun destekle ele alınabilen ciddi bir ruh sağlığı durumu olduğunu belirtmektedir.


Ebeveynler Nelere Dikkat Etmeli?


Çocuğun depresif belirtiler yaşadığını düşünen ebeveynlerin ilk tepkisi çoğu zaman kaygı, suçluluk veya çaresizlik olabilir. Ancak bu süreçte en önemli şey, çocuğu suçlamadan ve baskı kurmadan duygularına alan açmaktır.


Ebeveynler şu noktalara dikkat edebilir:


Çocuğun duygularını küçümsememek,


“Bunda üzülecek ne var?” dememek,


Çocuğu tembel, huysuz veya nankör diye etiketlememek,


Sürekli nasihat etmek yerine dinlemek,


Günlük rutinleri desteklemek,


Uyku, beslenme ve hareket düzenine dikkat etmek,


Okul ve öğretmenlerle iş birliği kurmak,


Çocuğun sosyal destek kaynaklarını güçlendirmek,


Ekran kullanımını tamamen yasaklamak yerine düzenlemek,


Çocuğun sevdiği etkinliklere küçük adımlarla dönmesini desteklemek,


Gerekirse uzman desteği almak.


Çocuk depresif belirtiler yaşarken “Hadi mutlu ol”, “Bunu kafana takma”, “Senin ne derdin var?” gibi ifadeler kendisini daha yalnız hissettirebilir. Bunun yerine “Son zamanlarda zorlandığını fark ediyorum, yanında olmak istiyorum” gibi cümleler daha destekleyici olabilir.


Çocuğa Nasıl Konuşulmalı?


Çocukla konuşurken açık, sakin ve yargılayıcı olmayan bir dil kullanmak önemlidir. Amaç çocuğu sorguya çekmek değil, ona güvenli bir alan sunmaktır.


Kullanılabilecek bazı cümleler:


“Son zamanlarda daha üzgün ve yorgun göründüğünü fark ettim.”


“Bunu anlatmak zor olabilir, ama seni dinlemeye hazırım.”


“Bana kızgın olsan da yanında kalacağım.”


“Bu senin suçun değil.”


“Bazen çocuklar da çok zor duygular yaşayabilir.”


“Bunu birlikte anlamaya çalışabiliriz.”


“Yardım almak utanılacak bir şey değil.”


Çocuk konuşmak istemiyorsa zorlanmamalıdır. Ancak ebeveyn düzenli, sakin ve ulaşılabilir bir şekilde yanında olduğunu hissettirmelidir.


Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?


Çocukta depresif belirtiler birkaç hafta boyunca devam ediyor, çocuğun ev, okul veya arkadaş ilişkilerini etkiliyor ya da çocuk eski işlevselliğini belirgin biçimde kaybediyorsa uzman desteği almak önemlidir. NIMH, belirtilerin haftalar veya aylar boyunca sürmesi ve günlük yaşamı etkilemesi durumunda profesyonel yardım alınmasını önermektedir.


Aşağıdaki durumlarda psikolojik destek değerlendirilmelidir:


Çocuk uzun süredir mutsuz, huzursuz veya öfkeli görünüyorsa,


Oyunlara ve sevdiği etkinliklere ilgisi azaldıysa,


Okul başarısı belirgin düştüyse,


Arkadaşlarından uzaklaştıysa,


Uyku veya iştah düzeni değiştiyse,


Sık sık baş ağrısı, karın ağrısı gibi yakınmalar yaşıyorsa,


Kendini değersiz, sevilmeyen veya başarısız hissediyorsa,


Aile içinde sürekli çatışma yaşanıyorsa,


Kaygı, dikkat sorunları veya travmatik yaşantılar eşlik ediyorsa,


Çocuk ölüm, yok olma veya kendine zarar verme ile ilgili konuşuyorsa.


Kendine Zarar Verme ve İntihar Düşünceleri


Çocuk veya ergen ölümden, kendine zarar vermekten, yaşamak istememekten ya da kaybolmak istemekten söz ediyorsa bu ifadeler mutlaka ciddiye alınmalıdır. “Dikkat çekmek için söylüyor” diye düşünülmemelidir.


AACAP, çocuk ve ergenlerde intihar girişimlerinin çoğunlukla belirgin bir ruh sağlığı sorunu, sıklıkla depresyon ile ilişkili olabileceğini belirtmektedir. NICE da çocuk veya gençte yüksek intihar riski, ciddi kendine zarar verme riski veya ciddi öz bakım ihmali varsa daha yoğun değerlendirme ve destek gerektiğini belirtmektedir.


Eğer çocuk kendine zarar verme düşünceleri taşıyorsa, kendine zarar verdiyse, intihar planından söz ediyorsa veya güvenliği risk altındaysa beklemeden en yakın acil servise başvurulmalı ya da Türkiye’de acil yardım için 112 aranmalıdır. Türkiye’de acil yardım ihtiyaçları için tek numaranın 112 olduğu resmi olarak belirtilmektedir.


Psikolojik Destek Süreci Nasıl Yardımcı Olur?


Çocukluk çağı depresyonunda psikolojik destek süreci, çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, belirtilerine ve aile yapısına göre planlanır. Amaç çocuğa “mutlu olmayı öğretmek” ya da duygularını bastırmasını sağlamak değildir. Amaç, çocuğun yaşadığı duyguları anlamasına, ifade etmesine, güvenli baş etme yolları geliştirmesine ve günlük yaşam işlevselliğini yeniden desteklemesine yardımcı olmaktır.


CDC, çocuklarda depresyon, kaygı ve davranış sorunları gibi yaygın ruh sağlığı zorlanmalarında bilişsel davranışçı ve davranış odaklı yaklaşımların belirtileri azaltmada etkili olabileceğini belirtmektedir.


Psikolojik destek sürecinde şu alanlar ele alınabilir:


Çocuğun duygularını tanıması ve ifade etmesi,


Olumsuz düşünce kalıplarının değerlendirilmesi,


Kaygı ve stresle baş etme becerilerinin geliştirilmesi,


Duygu düzenleme becerilerinin desteklenmesi,


Aile içi iletişimin güçlendirilmesi,


Ebeveyn tutumlarının değerlendirilmesi,


Okul ve sosyal ilişkilerin ele alınması,


Uyku, rutin ve günlük işlevselliğin desteklenmesi,


Gerekli durumlarda çocuk psikiyatrisi yönlendirmesi yapılması.


Bazı durumlarda yalnızca çocukla bireysel görüşmeler yeterli olmayabilir. Ebeveyn danışmanlığı, aile görüşmeleri ve okul iş birliği sürecin önemli parçalarıdır. Özellikle çocuk küçük yaştaysa, ebeveynlerin sürece aktif katılımı destekleyici olur.


Çocukluk Çağı Depresyonunda Aile Desteğinin Önemi


Çocuğun depresyonla baş etmesinde aile desteği çok önemlidir. Çocuk kendisini eleştirilmeden, küçümsenmeden ve suçlanmadan duyabildiğinde duygularını ifade etmesi kolaylaşır. Ebeveynin sakin, tutarlı ve şefkatli varlığı çocuğun güven duygusunu destekler.


Aile içinde yapılabilecek destekleyici adımlar şunlardır:


Çocuğa düzenli zaman ayırmak,


Duygularını konuşması için alan açmak,


Eleştiriyi azaltmak,


Günlük rutinleri sadeleştirmek,


Uyku ve beslenme düzenini desteklemek,


Birlikte kısa yürüyüşler veya oyun zamanları planlamak,


Küçük başarıları fark etmek,


Okulla iletişimde olmak,


Çocuğu kıyaslamamak,


Profesyonel destek sürecini normalleştirmek.


Çocuğun depresif belirtiler yaşaması ebeveynin başarısız olduğu anlamına gelmez. Önemli olan çocuğun yaşadığı zorlanmayı fark etmek, onu yalnız bırakmamak ve uygun desteğe ulaşmasını sağlamaktır.


ÇADEM Psikoloji’de Çocukluk Çağı Depresyonuna Yaklaşım


ÇADEM Psikoloji’de çocukluk çağı depresyonu; yalnızca çocuğun mutsuzluğu üzerinden değil, gelişim dönemi, aile ilişkileri, okul yaşamı, akran ilişkileri, uyku ve beslenme düzeni, kaygı düzeyi, travmatik yaşantılar, benlik algısı ve ebeveyn tutumlarıyla birlikte değerlendirilir.


Danışmanlık sürecinde amaç çocuğu etiketlemek, zorlamak ya da duygularını hızlıca değiştirmeye çalışmak değildir. Amaç, çocuğun yaşadığı içsel zorlanmayı güvenli bir alanda anlamak, duygularını ifade etmesine destek olmak, aileye uygun yaklaşım konusunda rehberlik etmek ve çocuğun günlük yaşamda yeniden güven, ilgi ve işlevsellik kazanmasına yardımcı olmaktır.


Gerekli durumlarda çocuk ve ergen psikiyatrisi, okul rehberlik birimi, aile görüşmeleri ve diğer uzmanlık alanlarıyla iş birliği planlanabilir. Çocukluk çağı depresyonu fark edildiğinde ve doğru destekle ele alındığında, çocuğun duygusal gelişimi ve aile içi ilişkileri daha sağlıklı biçimde desteklenebilir.

Gerçek psikolojik güvenlik,
kurumun içinde yaşar.

ÇADEM hekimliği, Kurumsal Psikoloji Danışmanlığı modeli,kurumun hem çalışanının kapasitesini, sağlığını ve verimli çalışma gücüne erişimin yetkinliğini,içinden dışına sağlık güvenlikli bir ekosistemi ve destek sistemleri sunar.