Makale

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu Anlamak ve Desteklemek

Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunu Anlamak ve Desteklemek

07.02.2024

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocukların yaşamlarını etkileyebilen karmaşık bir nörogelişimsel durumdur. Bu bozukluğun genellikle çeşitli faktörlerin birleşimi sonucunda ortaya çıktığı düşünülmektedir. Genetik yatkınlık, çevresel etkenler, beyin kimyası, doğum süreci ve çocuğun büyüdüğü çevre, yaşadığı stres ve travmalar gibi birçok faktör, DEHB'nin oluşumunda rol oynayabilir.

Ailede DEHB öyküsü olan çocuklarda, genetik yatkınlığın bu bozukluğun ortaya çıkma olasılığını arttırdığı bilinmektedir. Ebeveynlerde veya aile bireylerinde DEHB bulunması, çocuğun bu duruma genetik olarak daha yatkın olabileceğini gösterir. Ancak genetik yatkınlık tek başına belirleyici değildir; çevresel faktörlerin de etkisiyle DEHB belirtileri ortaya çıkabilir.

Beyin kimyası ve yapısal faktörler, özellikle dikkat ve dürtü kontrolü ile ilişkili olan beyin bölgelerindeki anormallikler, DEHB'nin nörolojik temellerini oluşturur. Ayrıca, doğum sürecindeki komplikasyonlar, prematüre doğum ve bazı sağlık sorunları, DEHB'nin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

Çocuklarda DEHB belirtileri, dikkat eksikliği, huzursuzluk, dürtüsellik, zaman yönetimi ve organizasyon zorlukları gibi çeşitli semptomlar içerir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan birey unutkanlık, mental çaba gerektiren aktivitelerde isteksizlik, sık sık eşyalarını kaybetme gibi sorunlar yaşıyor olabilir. Doğrudan kendisiyle konuşulduğunda dinlemiyormuş gibi görünebilir. Dikkati dış uyaranlardan kolaylıkla dağılabilir. Sürekli kıpır kıpır olma hali ve uygunsuz yer ve durumlarda koşuşturma hali görülebilir. Sırasını beklemekte güçlük yaşayabilir, sık sık söz kesebilir.

Bu belirtiler, çocuğun okul başarısı, sosyal ilişkileri ve genel yaşam kaliteleri üzerinde önemli etkilere neden olur. Dikkat eksikliği, öğrenme güçlükleri ve dürtü kontrol zorlukları, çocukların akademik performanslarını olumsuz yönde etkileyebilir. Ayrıca, kurallara uyma konusundaki zorlanmalar ve düşünmeden karar alma eğilimleri, sosyal ilişkilerde sorunlara yol açabilir.

Çocuğun büyüdüğü çevre, aile dinamikleri ve sosyal ilişkiler de DEHB üzerinde oldukça etkilidir. Negatif çevresel etkileşimler ve travmatik olaylar, duygusal regülasyon zorlukları, dürtü kontrolü ve dikkat eksikliğine yol açarak DEHB belirtilerini arttırabilir.

Bu nedenle, bu belirtileri tanımak ve profesyonel bir destek süreci başlatmak , çocukların bu zorluklarla baş etmelerine yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bir çocuğa destek sağlamak, ailenin iş birliği, anlayış ve sabır göstermesini gerektiren bir süreçtir.

Her çocuk farklıdır, bu nedenle destek stratejileri bireysel ihtiyaçlara göre uyarlanmalıdır. Aile, çocuğun güçlü yönlerini keşfetmek ve zayıf yönlerini geliştirmek için işbirliği yaparak, çocuğun DEHB belirtileriyle daha iyi baş etmesine yardımcı olabilir.