Makale

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojik Desteğin Önemi Ve Psikolojik Destek Yolları

Tüp Bebek Tedavisinde Psikolojik Desteğin Önemi Ve Psikolojik Destek Yolları

29.09.2021

Çocuk sahibi olmayı birçok çift isteyebilir. Bazı çiftler doğal yollarla çocuk sahibi olabilirken bazı kişiler doğuştan veya sonradan edinilen rahatsızlıklarla çocuk sahibi olamamaktadırlar. 1 yıl boyunca düzenli şekilde korunmasız yollarla çocuk sahibi olamayan bireylere infertilite bireyler denmektedir. İnfertilite, çiftlerin sağlığını doğrudan etkileyen bir durum değildir fakat ailelerin çocuk isteği, toplum baskısı, çocukla beraber tamamlanma isteğinden dolayı bireye zarar veren bir durum haline gelmiştir. Bu durumda çiftler, çocuk sahibi olabilmek adına tüp bebek tedavisine başvurmaktadırlar. Bu tedavi sürecinin başarılı olması için fiziksel boyutunun yanı sıra psikolojik boyutuda önemlidir ve çiftlerin psikolojik destek almaları süreci olumlu etkiler.Yapılan bazı araştırmalarda da psikolojik destek alan bireylerin tedavi sürecinde yaşanan olumsuzlukları destek almayan kişilere göre daha sağlıklı bir şekilde atlattıkları gözlemlenmiştir.

Doğal yollarla çocuk sahibi olamamak çiftlerin psikolojik olarak başa çıkmalarını etkilemekte ve durumla başa çıkmalarını zorlaştırmaktadır. Bu yüzden tüp bebek tedavisi süreci büyük bir özveri gerektirir. Tüp bebek tedavisi sürecinde en çok rastlanılan sorunlardan biri çocuk sahibi olamamanın kimden kaynaklandığının bilinmesi ve eşler arasında bir çatışmaya yol açmasıdır. Tüp bebek psikolojik danışmanlığında da ilk amaç danışanları bilinçlendirerek var olan durumun yıkıcı bir hale gelmesini engellemektir. Ayrıca, çiftin tedaviyi kabul etme aşamasına gelmesine yardımcı olunur. Öncelikle terapi alan kişilere psikolojik değerlendirme yapılır; bu değerlendirmede kişilerin psikolojik desteğe ne kadar hazır oldukları, tedavi düzenini doğru uygulayıp uygulayamacaklarını gözlemleme ve olası başarısızlıklarla nasıl baş edecekleri değerlendirilir. Sonraki aşamada ise tıbbi tedavide yaşadıkları sorun ve stres kaynakları ile baş etme yolları üzerine çalışılmaktadır. İnfertilite, kontrol edilemeyen ve nelerin yaşanabileceği belli olmayan bir süreçtir, bu yüzden süreçte bir yol haritası belirlemek çok önemlidir. Bu yol haritasında istenmeyen sonuçlara karşı neler yapılabileceğini, nasıl bir düzlemde ilerleneceğini alternatiflerle belirlemek faydalı olmaktadır. Psikolojik destek sürecinde yalnızca tedavi sürecinde oluşacak sıkıntılar ile başa çıkmaya çalışmak doğru olmaz, danışanların infertiliteye yol açabilecek psikolojik öykülerini almak ve bu konuda çalışmak da çok önemlidir.

Bu destek süreci bireysel, çift ve grup terapisi olmak üzere 3 farklı şekilde gerçekleşebilmektedir. Her bir sürecin kendine özgü boyutları vardır. Terapistin ve çiftlerin ortak kararı sonucu hangi yardım sürecine başlanmasının doğru olacağı kararlaştırılır. Özellikle, çiftlerin birbirleriyle paylaşmaktan çekindikleri duygu ve düşünceleri söz konusu olduğunda bireysel terapi yöntemi daha çözüm odaklı olabilir. Eşlerin birbirlerine daha çok destek olması ve duygularını paylaşmasının söz konusu olduğu durumlarda ise aile terapisi daha uygun olabilmektedir. Aile terapisinde, eşlerin birbirlerine vereceği destek çok önemlidir ve tedaviyi olumlu seyirde etkilemektedir. Grup psikoterapisinde ise bireylerin kendileri gibi gördükleri kişilerle birlikteyken kendilerini açmanın ve ifade etmenin daha rahat olmasından kaynaklı önerilebilmektedir. Grup terapisi, kişilere bu durumu yaşayanların sadece onlar olmadıkları ve yalnız olmadıklarını hatırlatır. Terapinin 3 farklı boyutu olsa da hepsi aynı bağlam üzerinde ailelere destek vermeyi amaçlamaktadır. Çiftlerin duygusal boyutta iyi oluşlarını, psikolojik sağlamlılıklarını, süreçte beslenebilecekleri kaynakları desteklemek amacıyla terapiyi amaçlamaktadır. Bu destek sürecinde genel olarak danışmanlar birey merkezli ve çözüm odaklı yaklaşımları kullanırlar.

Tüp bebek tedavisi uzun ve zorlu bir süreç olduğundan, olumsuzluklarla tekrar denemelerle karşılaşılabilir ve kişilerin var olan stres düzeyleri artış gösterebilir. Artış gösteren bu stres tedavinin gidişatını etkileyebilir. Bu yüzden stres ile başa çıkma stratejileri çiftlerin uyum süreçlerini arttıracağından terapi için çok önemli bir nüanstır. Bu süreçte çiftlerin gerek tedavi ile ilgili konularda gerekse başka konularda birbirleriyle iletişimleri normalde olduğundan çok daha önemlidir. Bu yüzden terapinin önemli amaçlarından biri de eşler arasında iletişimi sağlıklı tutmak, güçlendirmek ve sürecin hassasiyetine uygun iletişim tekniklerini öğretmektir. Tüp bebek tedavisi, aşırı stres, kaygı, başarısızlık duygusu yüzünden depresyona yol açmaya çok yatkın bir süreç olduğundan süreş boyunca depresyonla çalışmak ve buna yol açan unsurları gidermek önemlidir. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanan bir durum ise değersizlik duygusudur; kadınlar tüp bebek sürecinde başarılı olsa bile doğal şekilde gebe kalamadığı için kendini değersiz ve yetersiz hissedebilir. Bu duyguları danışandan almak ve kendi için olumlu bir benlik algısı oluşturmasını sağlamak çok önemlidir.

Sonuç olarak, tüp bebek tedavisinde alınan psikolojik destek tedavinin önemli bir basamağını oluşturmaktadır. Destek sürecinin genel amaçlarını özetleyecek olursak çift veya bireylere yaşadıkları durumla başa çıkmalarına yardımcı olacak başa çıkma stratejileri kazandırır. Yaşadıkları duruma karşı kendilerini duygusal olarak hazırlamalarına yardımcı olur. Olumlu bir benlik algısı kazandırır ve bunun akabinde çevresiyle sağlıklı bir iletişim kurmasına destek olur. Süreçten kaynaklanan üzüntü, kaygı, yas durumlarını ifade etme ve paylaşma olanağı kazandırır. Tüm bunlarla en başta bu zorlu süreci etkilemekle birlikte süreç sonrasını da olumlu şekilde etkileyerek çiftlerin yaşam kalitelerini arttırmalarına yardımcı olur. Bu durumla karşı karşıya kalan çiftlerin tedavi öncesi veya sonrası ruhsal sağlıkları açısından bir uzmandan psikolojik bir destek almaları önerilir.