Makale

Korona Sürecinde Ruhsallık

Korona Sürecinde Ruhsallık

06.05.2021

Sadece filmlerde olabileceğini düşündüğümüz bir gerçekliğin içinde yaşıyoruz 90 gündür ve bunu kanıksamış bir halimiz var. Bunun tam aksine ilk günlerdeki o kaygı bulutlarının üzerimizde dolaştığı zamanlar, insanlar tutunacak bir dal aradılar. İlk şoktan sonra uzunca bir süre maskelerin nasıl takılması gerektiği ile ilgili saatler süren tv tartışmaları yapıldı. Sonrasında ise sıra ekonomik boyutu konuşmaya ve işletmelerin nasıl ayakta kalacağı hakkında beyin fırtınası yapmaya geldi. Bütün bu metayla ilgili olan tartışmaların ötesinde, aslında herkesin kendiyle olan bağlantısı vesilesiyle konuşulan fakat genel olarak üzerine düşünülmeyen bir olgu var ki şüphesiz bu da, insan ruhsallığı. Salgının başında insanları saran kaygı nöbetleri ve neredeyse klinik OKB vakalarını aratmayan virüsten korunma önlemleri, yavaş yavaş yerini kendini keşfetme etkinliklerine bırakmaya başladı. Çünkü ölümle her akşam saat 7-8 gibi merhabalaşmak ve onun bugün size karşı kaç skor yaptığını öğrenmenin yıkıcılığına karşı yaşam içgüdüsünün ipleri ele almasının vakti gelmişti.

Kimileri ekmek mayaladı, kimi resim yapmaya başladı, kimi ise İsveççe öğrenmeye başladı. Ama daha önemlisi insanlar potansiyellerinin kendilerine gösterilenden ibaret olmadığını fark etmeye başladılar. Yeniden bir benlikleri olduğunu anımsadılar ve bir farklarının olduğunu.

Bunda yavaşlamanın etkisi büyük. Bedenin sınırlarını hiçe sayarak, adeta ona zulmedercesine, süregelen alışkanlıkların bizi ne kadar esaret aldığı ve bizi bize yabancılaştırdığını görmek açısından çok büyük bir fırsat oldu bu pandemi. Belki de buna ihtiyaç vardı ve kuşkusuz buna zorunda bırakılmadıkça böyle bir uyanma deneyimi yaşanmayacaktı.

Ama en önemlisi bu dönemde, bedenin sınırlarını yeniden konumlarken, ruhsallığımızın de sınırlarını gözden kaçırmamak. Zaten bizim kaçırdığımız ölçüde, o bize yine hatırlatıyor olacak tıpkı daha önce hatırlattığı gibi. Peki sizce değişen bir şey olacak mı?