general.texts.skip_to_content
Çadem Psikoloji | İstanbul Psikolog | Pedagog | Bakırköy | Halkalı | Caddebostan | Nişantaşı

Çocuklarda Uyku Bozuklukları: Uyku Terörü, Kabus ve Uyurgezerlik

Çocuklarda Uyku Bozuklukları: Uyku Terörü, Kabus ve Uyurgezerlik


Uyku, çocukların fiziksel gelişimi, duygusal düzenlemesi, dikkat becerileri, öğrenme süreçleri ve günlük yaşam işlevselliği için temel ihtiyaçlardan biridir. Çocukluk döneminde uykuya dalmakta zorlanma, gece sık uyanma, kabus görme, uyku terörü, uykuda yürüme ya da uykuda konuşma gibi sorunlar zaman zaman görülebilir.


Çocuklarda uyku bozuklukları tek başına ortaya çıkabileceği gibi kaygı, stres, gelişimsel dönem geçişleri, aile içi değişiklikler, okul süreçleri, travmatik yaşantılar veya bazı tıbbi durumlarla birlikte de görülebilir. Bu nedenle uyku sorunlarını yalnızca “gece yaşanan bir problem” olarak değil, çocuğun genel ruhsal, bedensel ve çevresel koşullarıyla birlikte değerlendirmek gerekir.


Çocuklarda Uyku Bozukluğu Nedir?


Uyku bozukluğu, çocuğun uykuya dalmasını, uykuyu sürdürmesini, gece boyunca güvenli ve dinlendirici şekilde uyumasını ya da sabah dinlenmiş olarak uyanmasını etkileyen durumları ifade eder. Bazı çocuklar gece sık uyanırken bazıları kabus görebilir, bazıları uykuda yürüyebilir ya da uyku sırasında konuşabilir.


Çocukluk döneminde görülen her uyku sorunu ciddi bir bozukluk anlamına gelmez. Gelişimsel dönemler, hastalıklar, okul başlangıcı, kardeş doğumu, taşınma, sınav stresi veya aile içi değişiklikler uyku düzenini geçici olarak etkileyebilir. Ancak uyku sorunları sık tekrarlıyor, çocuğun gündüz işlevselliğini etkiliyor, aile düzenini belirgin biçimde zorluyor ya da güvenlik riski oluşturuyorsa uzman değerlendirmesi almak önemlidir.


Uyku Terörü Nedir?


Uyku terörü, aileler tarafından sıklıkla kabusla karıştırılan bir uyku sorunudur. Ancak uyku terörü ile kabus aynı şey değildir. Uyku terörü genellikle gecenin ilk saatlerinde, derin uyku döneminde ortaya çıkar. Çocuk bu sırada gözleri açık gibi görünse bile tam olarak uyanık değildir.


Uyku terörü sırasında çocuk yatakta oturabilir, karşıya anlamsızca bakabilir, ağlayabilir, çığlık atabilir, huzursuz görünebilir ya da etrafındakileri fark etmiyor gibi davranabilir. Bu tabloya kalp çarpıntısı, hızlı nefes alıp verme, terleme, titreme ya da yoğun korku ifadesi eşlik edebilir.


Ebeveynler için bu an oldukça kaygı verici olabilir. Çünkü çocuk sakinleştirilmeye çalışıldığında tepki vermeyebilir, ebeveynini tanımıyor gibi görünebilir ya da temas edilince daha fazla huzursuzlanabilir. Uyku terörü sona erdiğinde çocuk çoğunlukla tekrar uykuya dalar. Sabah uyandığında ise gece yaşananları genellikle hatırlamaz.


Uyku terörü çoğu zaman çocuk büyüdükçe azalabilir. Ancak sık tekrarlıyorsa, çocuğun veya ailenin yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiliyorsa ya da güvenlik riski oluşturuyorsa profesyonel değerlendirme gerekebilir.


Kabus Görme Nedir?


Kabuslar, çocuğun uykudan tamamen uyanmasına neden olan korkutucu rüyalardır. Uyku teröründen farklı olarak kabus gören çocuk genellikle uyanıktır, korktuğunu fark eder ve çoğu zaman rüyasını anlatabilir. Kabuslar daha çok gecenin ilerleyen saatlerinde, rüya görmenin yoğun olduğu uyku dönemlerinde ortaya çıkar.


Kabus gören çocuk korkmuş, ağlamış, terlemiş ya da hızlı nefes alıyor olabilir. Ebeveynini yanında görmek isteyebilir, tekrar uyumaktan çekinebilir veya rüyasında gördüklerini anlatma ihtiyacı duyabilir.


Bu durumda çocuğu azarlamak, “korkacak bir şey yok” diyerek hızlıca susturmaya çalışmak ya da rüyasını küçümsemek yerine, onun duygusunu anlamak daha destekleyicidir. “Korkmuş olman çok anlaşılır, şu anda yanındayım ve güvendesin” gibi sakin ve güven veren cümleler çocuğun yeniden sakinleşmesine yardımcı olabilir.


Çocuk sakinleştikten sonra yeniden kendi yatağında uyuması desteklenebilir. Burada amaç çocuğu yalnız bırakmak değil, güvenli biçimde kendi uyku düzenine dönmesine yardımcı olmaktır.


Uyku Terörü ile Kabus Arasındaki Farklar


Uyku terörü ve kabus aileler tarafından sık karıştırılır. Ancak iki durum arasında önemli farklar vardır.


Uyku teröründe çocuk tam olarak uyanık değildir. Ebeveynini fark etmeyebilir, sakinleştirilemeyebilir ve sabah yaşananları hatırlamayabilir. Genellikle gecenin ilk saatlerinde görülür.


Kabusta ise çocuk uyanır, korktuğunu fark eder, ebeveyninden destek ister ve çoğu zaman rüyasını hatırlayabilir. Genellikle gecenin ilerleyen saatlerinde görülür.


Bu ayrımı bilmek ebeveynlerin yaklaşımını da kolaylaştırır. Kabus gören çocukla konuşmak, onu dinlemek ve güven vermek yararlı olabilir. Uyku terörü sırasında ise çocuğu zorla uyandırmaya çalışmak yerine güvenliğini sağlamak, kendisine zarar vermesini engellemek ve sürecin geçmesini beklemek daha uygun olabilir.


Uykuda Yürüme Nedir?


Uykuda yürüme, çocuğun uyku sırasında yataktan kalkması, oturması, yürümesi ya da bazı otomatik davranışlar yapmasıdır. Çocuk bu sırada tamamen uyanık değildir. Dalgın bir yüz ifadesi olabilir, sorulara yanıt vermeyebilir ya da kısa ve anlamsız yanıtlar verebilir.


Uyurgezer bir çocuk yatakta oturabilir, odada dolaşabilir, kapıya yönelebilir, eşyalarla ilgilenebilir ya da bazen daha karmaşık davranışlar gösterebilir. Sabah uyandığında ise çoğu zaman olanları hatırlamaz.


Bu durumda en önemli konu çocuğun güvenliğidir. Çocuğun yürürken düşmesini, çarpmasını, merdivene yönelmesini ya da dış kapıya ulaşmasını engelleyecek önlemler alınmalıdır. Odadaki keskin köşeli eşyalar, yerde duran oyuncaklar ve takılmaya neden olabilecek nesneler düzenlenebilir. Kapı ve pencerelerin güvenliği kontrol edilebilir.


Uyurgezerlik sırasında çocuğu sert biçimde uyandırmaya çalışmak yerine, sakin bir şekilde yatağına yönlendirmek daha uygundur. Çocuk çoğu zaman yatağına döndükten sonra yeniden uykuya dalar.


Uykuda Konuşma


Bazı çocuklar uykusunda konuşabilir. Bu konuşmalar yalnızca ses çıkarma, birkaç kelime söyleme ya da anlamlı cümleler kurma şeklinde olabilir. Uykuda konuşma tek başına görülebileceği gibi uyku terörü veya uykuda yürüme gibi durumlarla birlikte de ortaya çıkabilir.


Stres, yorgunluk, ateşli hastalıklar, düzensiz uyku saatleri ya da yoğun gündemler bazı çocuklarda uykuda konuşmayı artırabilir. Çocuk uykusunda konuştuğunda genellikle uyandırılması gerekmez. Sakin kalmak, güvenliğini kontrol etmek ve uyku düzenini gözlemlemek yeterli olabilir.


Çocuklarda Uyku Sorunları Neden Ortaya Çıkabilir?


Çocuklarda uyku sorunlarının tek bir nedeni olmayabilir. Gelişimsel süreçler, genetik yatkınlık, stres, düzensiz uyku saatleri, yetersiz uyku, hastalık dönemleri, ilaç kullanımı, okul kaygısı, aile içi değişiklikler ya da duygusal zorlanmalar uyku düzenini etkileyebilir.


Uyku terörü ve uyurgezerlik gibi durumlar bazı çocuklarda gelişimsel olarak ortaya çıkabilir ve zamanla azalabilir. Ancak sık tekrar eden, çocuğu gündüz yorgun bırakan, aileyi yoğun biçimde zorlayan veya güvenlik riski oluşturan uyku sorunlarında yalnızca beklemek yerine uzman görüşü almak daha sağlıklı olur.


Uyku sorunları bazen kaygı, travma sonrası stres, ayrılık kaygısı, dikkat sorunları ya da duygusal düzenleme güçlükleriyle birlikte de görülebilir. Bu nedenle çocuğun uyku düzeni değerlendirilirken gündüz davranışları, okul süreci, aile ilişkileri, duygusal durumu ve bedensel belirtileri de dikkate alınmalıdır.


Ebeveynler Çocuğa Nasıl Destek Olabilir?


Çocuklarda uyku sorunlarında ebeveynin sakin, tutarlı ve güven verici yaklaşımı oldukça önemlidir. Gece yaşanan olaylar karşısında ebeveynin paniklemesi, çocuğu azarlaması veya korkusunu küçümsemesi çocuğun kaygısını artırabilir.


Uyku düzenini desteklemek için her gün benzer saatlerde yatmak ve kalkmak, uyku öncesinde sakin bir rutin oluşturmak, ekran kullanımını sınırlandırmak, çocuğun yaşına uygun bir uyku ortamı hazırlamak ve gün içinde yeterli fiziksel aktiviteye alan açmak yardımcı olabilir.


Uyku öncesinde masal okumak, sakin bir sohbet etmek, hafif bir gece lambası kullanmak, çocuğa güvende olduğunu hatırlatmak ve uyku saatinde kararlı ama şefkatli bir tutum sergilemek çocuğun uykuya geçişini kolaylaştırabilir.


Çocuk gece korkarak ebeveyninin yanına geldiğinde, onu hemen ebeveyn yatağına almak kısa vadede rahatlatıcı olabilir; ancak bu durum sürekli hale geldiğinde çocuğun kendi yatağında uyuma becerisini zorlaştırabilir. Bu nedenle çocuğun korkusunu anlamak, ona güven vermek ve mümkün olduğunca kendi yatağına eşlik ederek dönmesini desteklemek daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.


Burada önemli olan çocuğu yalnız bırakmak değil, güvenli ayrışmayı desteklemektir. Ebeveyn çocuğun yanında kısa süre kalabilir, sakinleşmesine yardımcı olabilir ve ardından uyku düzeninin devam etmesini sağlayabilir.


Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?


Çocuklarda bazı uyku sorunları dönemsel olabilir. Ancak bazı durumlarda çocuk doktoru, çocuk psikoloğu, çocuk psikiyatristi veya ilgili bir uzmandan değerlendirme almak gerekebilir.


Aşağıdaki durumlarda uzman desteği alınması önerilir:


Uyku sorunları haftalar boyunca sık şekilde devam ediyorsa,


Çocuk gündüz belirgin yorgun, huzursuz, dalgın veya öfkeli görünüyorsa,


Uyku sorunları okul başarısını, dikkatini veya sosyal ilişkilerini etkiliyorsa,


Uyku terörü, uyurgezerlik veya kabuslar çok sık tekrarlıyorsa,


Çocuk uyurgezerlik sırasında kendine zarar verme riski yaşıyorsa,


Gece yaşanan durumlar nöbet, epilepsi veya başka bir tıbbi tabloyla karışabilecek özellikler taşıyorsa,


Çocukta yoğun kaygı, travma sonrası belirtiler, ayrılık kaygısı veya belirgin korkular eşlik ediyorsa,


Horlama, nefes durması, uykuda boğulur gibi olma veya ciddi solunum sorunları gözleniyorsa.


Özellikle uyurgezerlik ve gece yaşanan tekrarlayıcı ataklarda epilepsi gibi tıbbi durumların ayırıcı değerlendirmesi önemlidir. Bu nedenle sık, şiddetli, alışılmadık ya da güvenlik riski taşıyan durumlarda profesyonel değerlendirme ihmal edilmemelidir.


ÇADEM Psikoloji’de Çocuklarda Uyku Sorunlarına Yaklaşım


ÇADEM Psikoloji’de çocuklarda uyku sorunları yalnızca gece yaşanan davranışlar üzerinden değil, çocuğun gelişim dönemi, duygusal ihtiyaçları, aile düzeni, okul süreci ve günlük yaşam işlevselliğiyle birlikte ele alınır.


Çocuk ve ebeveynlerle yapılan görüşmelerde uyku düzeni, uyku öncesi rutinler, çocuğun kaygıları, aile içi tutumlar, gündüz davranışları ve varsa eşlik eden duygusal zorlanmalar değerlendirilir. Amaç, çocuğun uykuya daha güvenli ve sakin geçiş yapmasını desteklemek, ebeveynlerin gece yaşanan durumlara nasıl yaklaşabileceklerini netleştirmek ve aile içinde sürdürülebilir bir uyku düzeni oluşturmaktır.


Bazı durumlarda psikolojik destek sürecine çocuk doktoru veya çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmesi de eşlik edebilir. Özellikle uyku sorunları tıbbi belirtilerle birlikte görülüyorsa, çocuğun gündüz işlevselliğini belirgin biçimde etkiliyorsa ya da güvenlik riski oluşturuyorsa çok yönlü bir değerlendirme daha uygun olur.


Çocuklarda uyku sorunları aileler için yorucu ve kaygı verici olabilir. Ancak doğru bilgi, düzenli uyku alışkanlıkları, güven verici ebeveyn tutumu ve gerektiğinde uzman desteği ile bu süreç daha sağlıklı şekilde ele alınabilir.

Gerçek psikolojik güvenlik,
kurumun içinde yaşar.

ÇADEM hekimliği, Kurumsal Psikoloji Danışmanlığı modeli,kurumun hem çalışanının kapasitesini, sağlığını ve verimli çalışma gücüne erişimin yetkinliğini,içinden dışına sağlık güvenlikli bir ekosistemi ve destek sistemleri sunar.