Ana Sayfa / Özel Eğitim Danışmanlığı / Makale

Makaleler

ÇADEM Psikoloji; çalışma alanı ile ilgili önemli bilgi ve makaleler...

Otistik Çocukların Duyusal Uyarılara Tepkileri

01.01.1970

İşitsel Uyarılara (seslere) Tepkileri: Bu dönemde seslere karşı çok değişik tepkiler görülmektedir. Çocukların seslere hiç bir tepki vermemesi birçok anne-babayı, işitme problemi endişesi ile doktorlara gitmeye yöneltmektedir. Yapılan testler çocukların işitmelerinde organik olarak bir sorunun olmadığını göstermektedir. Gerçekten de bazen seslere hiç tepki vermedikleri, bazen en ufak seslere aşırı tepki gösterdikleri bazı seslere de çok duyarlı oldukları gözlenmektedir.

Görsel Uyarılara Tepkileri: Bu dönemde görsel uyarıcılara karşı normal dışı tepkiler yaygın olarak görülebilir. İnsan yüzlerine ve çevrelerindeki birçok nesneye bakmamalarına karşın, hareket eden, dönen ya da parlak olan bazı cisimlere çok uzun süre bakabilirler.

Acı, Sıcak, Soğuğa Karşı Tepkiler: Bu tepkiler, bazı çocuklarda acıyı, sıcağı ve soğuğu fark etmeme şeklinde ortaya çıkarken bazılarında ise soğuk suyla ellerini yıkarken ağlama, eline bir toplu iğne battığı zaman çığlıklar atma şeklinde görülebilir.

Dokunma Duyusu İle İlgili Problemler

Otizmli çocukların çevrelerindeki duyusal uyarılara çok farklı tepkiler vermelerine karşın, yeni bir nesneyi tanımada genellikle parmaklarının üstünde gezdirerek dokunma, koklama, zaman zaman ağzına alma veya yalama şeklinde keşfetmeye çalıştıkları gözlenmiştir.

Otizmli çocuklar bazen dokunmayı, bazen de dokunulmayı severler. Bazen her iki durumdan da aşırı derecede kaçınırlar. Bazı çocukları hafif bir dokunuş bile korkutmaya yeter. Herhangi bir kimse tarafından dokunulmak, kucağa alınmak istendiği zaman o kimseyi itmek, ondan kaçmak, yaygın olarak gözlenen tepkidir. Bu çocuklar böylesine küçük bir dokunuştan ürkerken, acı veren durumlara tepkisiz kalabilirler.

Bu tepkiler bazı çocuklarda acıyı, sıcağı ve soğuğu fark etmeme şeklinde ortaya çıkarken, bazılarında soğuk suyla ellerini yıkarken ağlama, eline bir toplu iğne battığı zaman çığlıklar atma şeklinde görülebilir. Bunun nedeni ise, otizmli bireylerde “opiot” sistem denilen vücudun kendi morfin sistemindeki bir bozukluktur. Bazı bireylerde ise örgülü giysileri giymekten ve kişisel bakım etkinliklerinden ( tırnak kesme, yüz yıkanması, saç kestirilmesi gibi ) şiddetle kaçınabilirler. Kimi çocuklar giyecekleri, özellikle de ayakkabıları ve çorapları üzerinde hissetmekten morfin sistemindeki bozukluktan dolayı nefret ederler. Otizmi olan Dr Temple Grandin, bir kitabında çocukluğunda giydiği kolalı bir eteğin, ona dikenli tel gibi geldiğini yazmıştır. Bazı küçük çocukların giysilerini ya da en azından ayakkabı ve çoraplarını her fırsat bulduklarında çıkarmalarının nedeni büyük olasılıkla budur.

Derin duyu sistemi ( Proprioseptif sistem ) ile ilgili Problemler

Derin duyu sistemi; eklem, kas ve beden farkındalığını kapsar, genellikle büyük kas ve küçük kas becerilerinde yetersizlikler yaşarlar. Bu beceriler, derin duyu sistemi içerisine giren bozukluklardıri. Otistik çocukların bir çoğu, bedenlerinin uzayda nerede olduğunu bilmezler. Buna bağlı olarak, bir tramplen üzerinde zıplamayı ya da salıncakta sallanmayı rahatlatıcı bulabilirler. Bazı çocuklar ise masajdan ve derin basınçtan hoşlanırlar. Bu aktiviteler, bir beceri öğrenmeden önce onların motive olmalarına ve kendilerini organize etmelerine yardımcı olmaktadır.

İşitsel Problemler

Otizmin ilk tanımlandığı yıllardan beri, otizmli çocuklarda sese duyusal ve algısal cevap verme ile igili problemler saptanmıştır. Belirtilen özel anormallikler; sese cevap vermeme, işitsel uyaranların, görsel uyaranların üzerindeki baskın yetrsizliği, işitilen uyaranın beyne iletilmesi ve uyarana beynin cevap vermesi işlemlerinde gecikme, seslerin alımının ayarlanma yeteneğinin olmayışı ve bunun sonucunda aşırı uyaran alınmasıdır.

Seslere karşı çok değişik tepkiler gösteren otizmli çocukların, erken çocukluk döneminde bazı seslere hiç tepki vermemesi, bir çok anne babayı çocuklarında işitme problemi olduğu düşüncesine yöneltmektedir. Otizmli çocuklar dışarıdan gözlendiklerinde işitmiyormuş gibi gözükebilirler. Hatta kendi isimlerine bile tepki vermeyebilirler.

Bu alanda yapılan incelemelerde; otizmli çocukların kalabalık alanlardaki sesleri seçemedikleri ve bu ortamlardan rahatsız oldukları saptanmıştır. ( Örneğin; kalabalık ve uğultulu bir ortamda bizler konuşan bir kişiye odaklanarak o kişiyi dinler ve diğer uğultuları perdeleyebiliriz. Ancak otizmli bireyler seslerin tamamını algıladıklarından ortam katlanılmaz gelebilir ve hiç bir şey anlamayabilirler.)

Yapılan işitme testlerinde otizmli çocukların işitme kabiliyetlerinin normal olduğu, ancak konuşma sesleri gibi kompleks sesleri algılamada problemleri olduğunu göstermiştir. Bazı otizmli çocuklar konuşma seslerine dikkat etmezler, onlar mimikler ve objeler ile isteklerini ifade edebilirler. Bu çocukların işitmeyle ilgili problemleri; hem sözcüklerin algılanmasıyla, hem de konuşmanın perdesi ve tonuyla ilgilidir.

Görsel Problemler

Otizmli çocukların bazılarında önemli görsel problemler saptanmıştır. Yoğun iletişim problemi yaşayan otizmli çocuklar, bazen görmüyormuş gibi davranabilirler. Bu çocuklarda gözlerin ve retinanın fonksiyonu genelde normaldir. Bu kişiler göz değerlendirme sınavlarından geçerler. Problem, görsel bilginin beyne iletilmesinden kaynaklanmaktadır.

Otizmli çocukların insan yüzüne ve çevresindeki bir çok nesneye bakmamalarına karşın hareket eden, dönen, parlak olan bazı nesnelere çok uzun süre bakabildikleri bilinmektedir. Bazılarının zaman zaman ışıktan rahatsız oldukları, hatta karanlık bir odada daha rahat ettikleri görülmektedir. Otizmli çocuklar ışıkla karşılaştıklarında kulaklarını, yüksek bir ses duyduklarında gözlerini kapatabilirler.

Otizmli çocuklarda görülen görme ile ilgili problemler;

  • Göz kontağının zayıf olması,
  • Yan bakarak izleme,
  • Göz kırpma,
  • Işıktan rahatsız olma şeklindedir.

Duygusal Tepkiler

Özel Korkular: Elini küvetteki sıcak suya sokarak yaktığı için küvette yıkanmadan korkan küçük kız, bir ayakkabı ayağını sıktığı için ayakkabı giymeyi reddeden çocuk, özel korkuları olan çocuklara örnektir.

Tehlikelerin Farkında Olma: Otistik çocukların genellikle çevrelerindeki tehlikelerin farkında olmamaları, anne babalarını en çok endişelendiren özelliklerdendir.

Nedensiz Gülme ve Ağlamalar: Duruma uygun olmayan duygusal tepkiler nedensiz olarak ortaya çıkabilir. Çocuğun kendisi veya bir başkası cezalandırıldığı zaman gösterdiği gülme, aniden bağırma, ağlama gibi davranışların, bulundukları ortamı ve durumu değerlendirememelerine bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Değişikliklere Tepki Gösterme: Eve bir misafirin gelmesi, odasının farklı bir düzene sokulması, sürekli kullandığı çarşafın değiştirilmesi gibi durumlar, otistik özellikteki çocuğun huzursuz olmasına, saatlerce ağlamasına, öfke nöbetleri geçirmesine neden olabilmektedir. Yapılan çalışmaların ardından, bu tür durumlarda yaşanılan sıkıntılar bitebilmekte ya da en alt seviyeye indirilebilmektedir.

Özel Beceriler; Otistik çocukların en şaşırtıcı özellikleri, bazı alanlarda sahip oldukları özel becerilerdir. Birçok otistik çocuğun, konuşmadan önce şarkı söylediği görülür; bazıları ise bir enstrümanı iyi çalabilirler. Bazı anne babalar da, çocuklarında müzik becerisinin yanı sıra kuvvetli bir hafıza olduğunu belirtmektedirler. Çocuğun yıllarca önce gittiği bir yeri, o yerdeki özel bir eşyayı unutmadığını, çok uzun şiirleri ezberleyebildiğini, televizyonda dinlediği çok uzun bir konuşmayı olduğu gibi tekrar edebildiğini sıklıkla anlatmaktadırlar.

Otistik çocukların diğer bir özel becerisi de sayılar ve sayısal ilişkiler üzerinedir. Bazıları sayıları çok çabuk öğrenirler ve çok güç işlemleri akıldan yapabilirler. Ayrıca, gördüğü resimleri çok iyi kopya eden, güzel boyayan, mekanik oyuncakları söküp takabilen, karmaşık bul-yapları kolayca tamamlayabilen çocuklara da rastlanmaktadır.

Erken Okumaya Geçme (hiperleksi); Genellikle yüksek işlevli otizmi olan çocuklar arasında erken okumaya geçme (hiperleksi) görülebilir. Bazı çocuklar konuşmaya geçmeden önce okumaya başlayabilmekte, sayıları tanıyabilmekte, hatta yapılan çalışmaların ardından okuduklarını anlayabilme becerileri de gelişebilmektedir.