Makale

OKUL ÇAĞI ve UYUM SORUNLARI

01.01.1970

OKUL ÖNCESİ EĞİTİM:

Anaokuluna Başlama Yaşı:

Anaokuluna başlama, aile ve çocuğun yaşamında önemli bir dönemdir. Okul olgunluğu, çocuğun bedensel, duygusal, zihinsel ve sosyal anlamda okula hazır olması demektir. Ve bu durum çocuktan çocuğa değişebilir.

Anaokuluna başlama yaşı, çocukların ihtiyaçlarına ve özelliklerine göre farklılıklar gösterir. Yaşamın ilk 3 yılında çocuğun bakımı ve eğitimiyle annenin ilgilenmesi en sağlıklı yoldur. Ancak annenin çalışması veya benzeri nedenlerle bebeğin bakımını yakın akrabalar veya bakıcılar üstlenebilir. Çocuk 3 yaşa geldiğinde, okul öncesi eğitime başlamak için en uygun yaşa gelmiştir. Tam zamanlı program tercih edilmesi zorunlu değildir. Yarım günlük programlarla başlamak daha doğru olur.

Anaokulu İçin Hazır Oluşluk:

Çocuğunuzun anaokuluna başlamadan önce bazı becerileri kazanmış olmasında yarar vardır. Örneğin bazı özbakım becerilerini ve tuvalet eğitimini kazanması; giysilerini giyip, çıkarabilmesi, burnu akınca silebilmesi, dişlerini fırçalayabilmesi gibi…

Bu dönemde temel fiziksel becerileri de edinmesi yararlı olacaktır: Örneğin, tek ayak üzerinde durma, sekerek sıçrama, top atma ve tutma, müzikli oyunlar oynama gibi...

Eğer çocuğunuz, okul öncesi eğitimden yararlanabilmek için uygun olan yaşa henüz gelmeden başlatmak zorunda kaldıysanız ve genel gelişimi açısından gerekli olan bazı becerileri yerine getiremiyor ve yetişkin desteğine ihtiyaç duyuyorsa, yani henüz okul için gerekli hazır oluşluğa ulaşamadıysa, okul öncesi eğitim kurumlarında sorun yaşama olasılığınız oldukça yüksektir. Bu durumda bir uzman desteği almanız, sorunların daha fazla büyümeden önlenebilmesini sağlayacaktır.

II. İLKÖĞRETİM ÇAĞI:

İlköğretim yetişkinlik dönemlerinde alacağımız sorumluluklarımızın temelinin atıldığı bir dönemdir.

İlkokula başlama süreci, daha önceden okul öncesi eğitim kurumlarına gitmeyen çocuklarda daha da zor yaşanabilmektedir. Yen bir ortam, bilinmedik bir çok kural ve bunlara alışabilmek.. Bu sürece ait problemler okulun ilk günlerinde kendini gösterir. Çocuklar okula anne babalarıyla birlikte gelmekte, minik sıralarda, çocuklarla birlikte, ailelerde yerlerini almaktadırlar. Günler geçtikçe, sınıfların bu davetsiz konukları giderek azalacak, ancak bazı sınıflarda tek tük de olsa anneler yerlerini almaya devam edeceklerdir.

Okul korkusu ya da anneye bağımlılık da diyebileceğimiz bu durum, ders başarısını da olumsuz olarak etkileyecektir. Öğretmen ve aile işbirliği ile bu sorunda zaman içinde çözümlenebilmektedir.

Okula Başlama Süreci ile İlgili Kaygılar:

Okula başlama sürecinde yaşanan kaygılar ve okul korkusu, anne- baba tutumları ile çocuk ve öğretmenin özellikleri gibi durumlardan kaynaklanabilmektedir. Özellikle çocuğun tüm ihtiyaçlarını kendisi karşılayan, aşırı kaygılı, bağımsızlaşabilmesini desteklemeyen anne- baba tutumlarında okula başlama süreci, hem ailede, hem de çocukta kaygı yaratabilmektedir. Aşırı korumacı aile, çocuğunun tek başına bir şey yapamayacağını, sık sık hastalanacağını, sınıfta uzun süre oturmakta veya tuvaletleri kullanmakta zorlanacağını ya da bu sürecin kendi kontrollerinin dışında yaşanacağı, çocuğa yeterince yardımcı olamayacağı kaygılarını yaşar.

Ayrıca okula gidiş gelişlerde yaşanabilecek sorunlar, trafiğin yoğunluğu, servisin çocuğu unutması, çevre koşullar vb.,öğretmenin eğitim anlayışı, cezalandırıcı tutumlar sergileme ihtimali, anne- babanın çocuğu okuldan söylenen saatte almaması, evde yeni doğan kardeşin varlığı ile anne-babanın çocuğu okula bırakıp kaçma ihtimalleri de çocuk tarafından düşünülebilmekte ve çocuğun kaygı düzeyini arttırabilmektedir.

Çocuğunuzda, okul korkusu ya da ayrılma ile ilgili kaygı gözlemliyorsanız, çocuğunuzu önceden ayrılığa, bağımsızlığa alıştırabilirsiniz. Çocuğunuzun bu ayrılığa yavaş yavaş alıştırılması, öğretmeni ile de işbirliği yaparak, başlangıçta sınıfta, sonra koridorda, daha sonra bahçede beklemeniz gibi) çocuğun güvenini kazanarak ve verdiğiniz sözü mutlaka yerine getirerek kazanılabilir. Bu esnada iştahsızlık, karın ağrısı vb. yaratabileceği dirençlerin gerçek bir rahatsızlık olup olmadığını anlamak için doktor kontrolünden sonra, kısa süreli ve gerçekçi değilse fazla dikkate alınmaması gerekir.

Eğer anne- baba olarak, çocuğunuzun okula başlaması konusunda ciddi kaygılarınız varsa veya çocuğunuzda böyle bir durum gözlemliyorsanız, vakit geçirmeden bir uzman desteği almanız yaşanabilecek sorunları önlemeniz açısından oldukça önemlidir.

Okula Uyum Sağlamada Sorun Olabilecek Durumlar:

  1. Özgüveni yetersiz, anne- babaya aşırı bağımlı olan çocuklar,
  2. Gelişimleri akranlarından daha geri olan çocuklar,
  3. Akranlarından daha geç konuşmuş olan çocuklar,
  4. Dikkat ve odaklanma sorunu yaşayan çocuklar,
  5. Benmerkezci veya kurallara uyum sağlayamayan çocuklar,
  6. Arkadaşlarına uyum sağlayamayan, dışlanan, asosyal çocuklar,
  7. Engellendiğinde direnen, öfke tepkileri gösteren, isteklerini erteleyemeyen çocuklar,
  8. Kavramları ve sayı, renk, şekil vb. temel akademik becerileri kazanmakta zorlanan çocuklar,
  9. Okul öncesi eğitimden yararlanmamış, ailesinden ilk kez ayrılan çocuklar,

Okula uyum sağlayabilme konusunda sorun yaşayabilirler.Okula hazır olmadan ilköğretime başlatılan çocukların okul yaşamında başarısız olma riski daha yüksektir. Ve bu başarısızlığın, onun gelecekteki yaşamını da olumsuz yönde etkileyebileceğini unutmamalıyız.